Büyük Dukalık: Lüksemburg Notları

Büyük Dukalık: Lüksemburg Notları

Luksemburg

Dünya üzerindeki tek ‘Büyük Dukalık’ Luksemburg ülkesi imiş. Büyük Dukalık, krallıktan sonra gelen bir ünvanmış, bir nevi krallığın bir boy küçüğü gibi.. Ama bu Büyük Dukalık aslında oldukça küçük, hatta o kadar küçük ki gezmek için 1 gün ayırsanız yetiyor. Lüksemburg sanki ana bir durak değil de, bir yerden bir yere giderken uğranabilecek bir durak gibi. Ben de Almanya’da iken keyifli bir otobüs yolculuğu ile bir hafta sonu kaçamağı yaptım. Lüksemburg’un avantajı Almanya, Fransa ve Belçika ile çevrelenmiş olması. Bu ülkelerden birinde gezerken uğramak mantıklı ama sadece burası için gelmek pek değil.

Gezmek için sadece pazar günüm vardı, bu yüzden hostelde kahvaltı bile yapmadan sabahın erken saatlerinde kendimi sokaklara attım. Acıktığım zaman bir şeyler atıştırırım diye düşünmüştüm ama öyle olmadı. Avrupa’da pazar günleri pek çok yer ya kapalı oluyor ya da geç açılıyor. Ama aralarda kahve, su alabilecek bir yerler ya da pastane benzeri bir yerler genelde bulunuyor. Vadi içerisinde kalan her yer kapalıydı ve öğlene kadar açılmadı. Avrupa’daki en zengin şehirlerden birini aç bilaç gezdiğimi de unutamayacağım.

Coğrafi yapısı gerçekten ilginç, şehir Petrus vadisi ile ikiye ayrılmış durumda. Vadide daha önce gördüklerimden farklı olarak bir yerleşim var, hayat eskiden burda kurulmuş ve hala devam ediyor. Eski şehri de içeren bu vadide dolaşmak çok keyifli, her şey ortaçağdan kalmış gibi.  Eski şehirden yukarı doğru tırmandığınızda Bock diye belirtilen noktalarından güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Bu noktalar şehrin altından geçen 23 km.lik savunma tünellerine ait ve eski şehir savunmasının en önemli ve güçlü alanları.  Bir de viyadüklerden bahsetmeden edemeyeceğim; eski şehir derin bir vadiye kurulmuş olunca ve şehrin tam ortasından Alzette nehri geçince viyadükler de kaçınılmaz olmuş. Bu durum şehrin de alt şehir, yukarı şehir olarak adlandırılmasına yol açmış.

Luksemburg_viyadükleri

Vadiden çıkıp yukarıdaki şehirde ise Büyük Dukalık Sarayı, Büyük Katedral ile birlikte geniş meydanları ve buralarda konumlanmış çeşitli restorant ve alış-veriş yapabileceğiniz mekanları gezebilirsiniz.

Lüksemburg kişi başına düşen milli gelirin en yüksek olduğu ülkelerden birisi. Hal böyle olunca çok uygun fiyatlı hostel, otel seçeneği bulunmuyor, standartları oldukça yüksek bir şehir. Erken yer ayırtmak belki daha uygun fiyatlarla yer bulmaya yarayabilir, ama son dakika yola çıktığım için yorum yapamıyorum.

Lüksemburgça, Fransızca ve Almanca resmi dilleri olduğu için çoğu yerde menüler ve tabelalar bu 3 dilde. İngilizce’yi de okulda öğretiyorlarmış ve günlük hayatta rahatlıkla kullanıyorlar. Liseyi bitiren bir çocuğun 4 dil bildiğini düşününce biraz kıskandığımı itiraf etmeliyim.

Hem döviz kurları hem de dünyanın en zengin şehirlerinden birisi olması nedeniyle fakir ama gururlu bir genç kız edasıyla gezdiğim Lüksemburg’a bir gün uğramanız dileğiyle…

Luksemburg_2

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir