Browsed by
Kategori: Genel

Eyvah Pasaportum Kayboldu!!!

Eyvah Pasaportum Kayboldu!!!

gecici pasaport

 

Gezip görmek amacıyla seyahatlerim dışında iş nedeniyle de oldukça fazla seyahat ediyorum ve yorgunluk, koşuşturmaca içinde pasaportumu kaybetmekten hep korkmuşumdur. Benim başıma gelmedi ama geçtiğimiz günlerde iş nedeniyle Almanya’da iken bir arkadaşımızın laptop çantasıyla beraber pasaportu da çalındı. Buradan hareketle yurt dışında en değerli hazinemiz pasaportlarımızın kaybolma/çalınması durumunda neler yapabileceğimizi toparlamaya çalıştım.

Tutanak şart!

Aradınız, taradınız, pasaportunuzu bulamıyorsunuz.
Öncelikle polise giderek bir tutanak tutturmanız gerekiyor. Bu tutanak her yerde işinize yarıyor ve pasaportunuz kullanılarak illegal işler yapılırsa elinizde bir dayanak oluyor. Ayrıca ülkenize döndüğünüzde tekrar pasaport çıkartırken de işinizi kolaylaştırıyor. Ancak bazı ülkelerde polisin yardımsever olmayan ve hatta zorlayıcı tavırları ile de karşılaşabilirsiniz, hazırlıklı olun. Mesela bir otobüs/tren yolculuğunda pasaportunuz çalındıysa, vardığınız şehirde polise gittiğinizde olayın nerede gerçekleştiği belli olmadığını öne sürüp tutanak vermek istemeyebiliyor. Israrcı olun ve o belgeyi almadan çıkmayın!

Tutanaktan sonra yapmanız gereken ülkeden çıkabilmenizi sağlayacak olan geçici bir belge. Eğer bulunduğunuz şehirde ülkenizin büyük elçiliği bulunuyorsa şanslısınız. Burada size hemen bir geçici pasaport düzenliyorlar. Bu pasaport verildiği günden itibaren 20 gün geçerli oluyor ve ülkeden çıkış yapabilmenizi sağlıyor. Eğer zamanınız var ise gerekli belgeleri sağladığınızda konsolosluk size yeni bir pasaport da verebiliyor.

Eğer bulunduğunuz şehir veya ülkede konsolosluk yoksa polisten aldığınız kayıp tutanağı ile çıkış yapmanız gerekecek. Bu pek çok soru ve uzun işlem gerektirdiğinden oldukça erken hava alanına gitmeniz gerekiyor. Mümkünse aktarmasız bir uçuş seçmeniz de özellikle öneriliyor, çünkü elinizde bir kayıp pasaport tutanağı ile aktarma demek yeni prosedürler, yeni soru ve sorunlar demek..

Geçici pasaportla çıkış yapmak da çok kolay değil.

Yeni bir pasaport aldıysanız sorun yok ancak elinizde geçici pasaport ile yabancı bir ülkeden çıkış yaparken biraz sevimsiz bir sorgulamadan geçiyorsunuz. En azından Avrupa Birliği ülkelerinde böyle. Pasaport polisi sizden pasaportunuza ve vizenize dair bir fotoğraf/belge vb. bir şeyler istiyor. Eğer bunu sunamazsanız ‘nereden bilelim pasaportunu çaldırdığını, vizenin olduğu ne malum, belki de kaçak giriş yapmıştın’ moduna giriyorlar. Bu nedenle pasaportunuzun ve vizenizin bir fotoğrafını mutlaka kolay ulaşabileceğiniz bir yerlerde saklayın. Ama bu kesinlikle cep telefonunuzun fotoğraf bölümü olmasın, zira pasaportunuz çalındı ise cep telefonunuzun da gitmiş olma olasılığı var. Sürekli kullandığınız mailinizde veya elektronik ortamda erişebileceğiniz bir ortamda bu fotoğrafları tutmanız herhangi bir kayıp/çalıntı durumunda hayatınızı kolaylaştırabilir.

Geçici pasaport ile yurt dışındaki bir ülkeden çıkış yaparken, kayıp pasaport ve vizenize dair bir belge sunamazsanız ne oluyor? Size dava açıyorlar. Evet, resmi olarak size kamu davası açıyorlar. Ve ülkenize gittiğinizde konsolosluğa gidip  geçerli vizenize dair bir belge almanızı ve kendilerine iletmenizi istiyorlar. Bu belge ellerine ulaştığında davayı lehinize sonuçlandırarak kapatıyorlar. Eğer bunlarla uğraşamam diyerek belgeyi göndermezseniz kaçak muamelesi görüyorsunuz ve sonraki girişlerinizde sorun oluşturuyor.

Kayıp pasaporttaki vizeler ne oluyor?
Diyelim ki 3 yıl geçerli vizenizin olduğu pasaportunuzu kaybettiniz. Geçmiş olsun, vizeniz de artık gidiyor. Yeni pasaport çıkarttıktan sonra tüm belgeleri yeniden hazırlayıp yeniden vize başvurusu yapmanız gerekiyor. Ama benim daha 2 yılım daha vardı diye ağlasanız da işe yaramıyor. Bu nedenle siz siz olun pasaportunuza gözünüz gibi bakın.

Kayıpsız günler dilerim!

gecici pasaport 1

 

2013’e Veda Ederken

2013’e Veda Ederken

 

2013’e veda ederken geriye dönüp baktığımda süpriz gezilerle dolu bir yıl olduğunu görüyorum. Blogumda hepsini henüz yazmamış olsam da 2014 ‘te daha çok yazı yazmak gibi hedeflerim de var.
Evrene  gitmek görmek istediğim yerleri tüm kalbimle söylüyorum, hatta haykırıyorum. Umarım 2014 daha fazla ve güzel geziler getirir…

2013 Gezilerim:

Ocak: Kosova, Priştine, Prizren, Üsküp, Ohrid

 Şubat: İtalya –  Venedik, Floransa, Pisa, Luca, Rimini, San Marino

Mart: Sırbistan- Belgrad

Nisan: Yunanistan – Selanik, Atina

Mayıs: Edirne – Kakava Şenlikleri, Adıyaman

Haziran: Gaziantep

Temmuz: Midilli, Bulgaristan- Sofya

Ağustos: Bursa – Trilye

Ekim: Hindistan – Nepal

Aralık: Viyana

 

Kuymak – Muhlama

Kuymak – Muhlama

Nasıl enfes bir lezzettir, nasıl bir tattır; bandır bandır ekmeği yemeğe doyamıyor insan..

6-7 Nisan (2012) da Trabzon ve lezzetlerini keşfe çıktık. Lezzetlerini diyorum çünkü bu hafta sonu şehir kaçamakları  yöresel lezzetlerle de tanışma imkanı yaratıyor. Ki bu kısmı en sevdiğim kısımlardan!

Trabzon’a özel bir peynir ve tereyağı ile yapılan kuymak kahvaltı için enfes bir lezzet. Eğer mısır unu içeriyorsa kuymak, içermiyorsa muhlama deniyor. Sıcak servis yapılıp hemen tüketilmesi gerekiyor; zaten o kadar lezzetli ki kalmıyor… Bir de gözlemlediğimiz kadarıyla günün her saati yiyeni var ve oldukça tok tutuyor.

 

Little Bee – Küçük Arı

Little Bee – Küçük Arı

Gebze – İstanbul arası bitmek bilmeyen yol’umun eşlikçisi ” küçük arı” idi. Hüznü ve umudu bir arada hissedebiliyorsunuz; umut ve çaresizlik bir arada…

Nijeryalı bir küçük arı’nın  kendi ülkesinde ve İngiltere’de hayatta kalma mücadelesini hayal ve  gerçek karışımı içerisinde anlatıyor. Keyifle okunuyor, acı acı düşündürüyor ve gülümsetiyor..

Chris Cleave ilk defa okuduğum  ve artık takip etmek istediğim bir yazar 🙂

 

Rüzgarla Tango: Yamaç Paraşütü

Rüzgarla Tango: Yamaç Paraşütü

  

Kesinlikle başka bir duygu  değil, bu rüzgarla dans… Yerden binlerce metre yükseklikte, kulaklarında müthiş bir ıslık ve çılgınca dans ediyorsun; partnerin Rüzgar…

Daha önce denediğim hiç bir spora benzemiyor; kanyon, mağara, tırmanış, dalış vb.. kıyaslayamıyorum; gerçekten daha farklı. Niye bugüne kadar denemedim diyorum kendimi, neden bu kadar geç tanıştık… O kadar keyifli bir dans ki…

Şanslıyım, bu ilk dansı dünyanın en güzel yerlerinden birinde Fethiye – Babadağ’da yapıyorum. Manzara müthiş etkileyici, rüzgar izin verdiği müddetçe saatlerce bir kuş gibi havada kalabilirim. Farkındayım, bu henüz ilk uçuşum ama ben artık bir bağımlıyım!

Yamaç paraşütü, bence hiç tartışmasız ölmeden önce mutlaka yap listelerinde ilk sıralarda olması gerekenlerden…  Şimdilerde bu işin eğitimini araştırıp, kendi kanatlarıma sahip olacağım günün hayalini kuruyorum ^^

 

 

2011’den 2012’ye …

2011’den 2012’ye …

“Hayat sana güzel!” diyen arkadaşlarım var; evet hayat benim için güzel. Elbette  kötü yanları da var, zor günlerimiz oluyor.. Ama bakış açım nasıl bakarsan öyle olacağı:) Hayata güzel bakıyorum ve hayattan güzel şeyler bekliyorum..

Ne güzellikler biriktirmişim 2011’de, not etmek istedim:

  • Van
  • Hatay
  • İzmir
  • Rafting -Melen Çayı
  • Salsa kursu
  • Gökçeada’yı Atlas ile beraber keşfetmek
  • Bozcaada
  • Sirtaki dersleri
  • Asos ve köylerini keşfetmek
  • Doğubeyazıt
  • Kısa Film Atölyesi
  • Ağrı Dağı zirve tırmanışı
  • Sigaraya veda
  • Fethiye
  • Yamaç Paraşütü – Babadağ
  • Tüplü Dalış
  • Rafting – Dalaman Çayı
  • Konya’yı ziyaret ve Şebi Aruz Törenleri
  • Tarlabaşı – Atlas Dergisi – İstanbul’a Sadakat Gezileri
  • Fatih – Zeyrek – Atlas Dergisi – İstanbul’a Sadakat Gezileri
  • Fener – Balat  – Atlas Dergisi – İstanbul’a Sadakat Gezileri

 

 

2012’den beklentilerim daha fazla ve çok güzel planlarım var:

  •  Uzakdoğu’ya bir seyahat istiyorum.
  • Snowboard denemek istiyorum.
  • Makedonya’yı ziyaret etmek istiyorum.
  • 2012’yi Karadeniz yılı ilan edip hem şehir şehir hem de trans Karadeniz turları yapmak istiyorum.
  • Kısa filmimi artık çekmek istiyorum.
  • 2011 yılına göre daha çok kitap okumak istiyorum.
  • Biriktirdiğim filmleri izlemek istiyorum.
  • Yürüyüşlere ayırdığım zamanı bir standarta oturtmak istiyorum.
  • Niki (Nicon D90) ile daha fazla haşır neşir olup kendimi biraz eğitmek istiyorum.
  • Salsa, bachata, sirtaki…Hayatımda daha çok dans olsun istiyorum.
  • İstanbul’u daha yakından tanımak istiyorum.
  • Edirne ve Eskişehir’i gezip görmek istiyorum.

 

Bu liste böyle uzayıp gider, hiiiç bitmez… Kocaman enerjim ve merak etme potansiyelim yanında bitmek bilmeyen bir gezip görme, öğrenme isteğim var 🙂

Hayat bana güzel 😉

 

keyf’i dünya

keyf’i dünya

hayat keyifli aslında, yaşamayı bilirsen ve tabiki de nereden baktığına bağlı olarak..

ailem, arkadaşlarım, işim, güneşim, gecem, superim, nikim…

su içmek, şarap içmek, kahve içmek, şöyle güzel bir muhabbette rakı içmek…

dünyanın bütün tatlılarını, pasta çeşitlerini denemek istemek…

fotoğraf çekmek, kahkahalarla bazen gülmek, bazen ağlamak, dansetmek…

dünyayı gezmek istemek, tüm renkleri görmek, tüm balıkları, kuşları, çiçekleri….

yazamam ki hepsini, istesem de yazamam. hayata dair her an yeni bir şeyler isteyebiliyorum; böyle bir potansiyelim var.

keyif almak önemli ve keşfetmeye devam etmek…………………