Ölüm Yolunda Bisiklet Sürmek

Ölüm Yolunda Bisiklet Sürmek

Güney Amerika rotamı belirlerken Death Road’da yani ölüm yolunda bisiklet sürmek olmazsa olmaz aktivitelerdendi. Ama plan yaparken gerçekten bu kadar keyif alacağımı bilmiyordum. Dağ bisikleti ile trafiğin artık olmadığı yollarda gezinmece diye bakmışım olaya, yanılmışım 🙂 Dünyanın en tehlikeli yollarından birisi olarak geçen Death Road yani Yongas yolu Bolivya’da And Dağlarında. 3600 metre yükseklikten 60-70 km sürüş ile iniyorsunuz. Bu yolun kullanıldığı dönemlerde yılda yaklaşık 200-300 kişinin bu yolda hayatını kaybettiği söyleniyor. Yol hem çok dar hem de bir tarafı uçurum. Kışın…

Read More Read More

MACHU PICCHU TREKKING REHBERİ

MACHU PICCHU TREKKING REHBERİ

Machu Picchu’ya trekking yaparak dağlardan gitmek isteyenler için nihayet notlarımı toparladım: İnka trail nedir, ne değildir, nasıl organize ettim, dağlarda bu 4 günüm nasıl geçti.. Aklıma gelen her şeyi yazmaya çalıştım, İnkalar’ın izinde yürüyecekler için umarım faydalı olur. Ulaşım Seçenekleri: Machu Picchu’ya otobüs-tren ile veya İnkalar’ın izinde yürüyerek ulaşabilirsiniz. En kısa yöntem Cusco’dan Aquas Calientes’e kadar tren ile gidip sonrasında otobüs veya kısa bir yürüyüş ile Machu Picchu’ya ulaşmak. Ama biraz daha zorlu bir yol seçip İnkalar’ın izinde yürümek ve…

Read More Read More

5 Haftada Güney Amerika

5 Haftada Güney Amerika

  Sonsuz gezme isteği ile sınırlı zaman ve bütçe arasında kalıyoruz hep. Boşuna iktisat okumadım sanırım, sonsuz ihtiyaçlar, kıt kaynaklar… Ama ne yapalım hayat böyle, elimizdeki imkanları iyi kullanmak gerekiyor, bunun için de doğru planlama şart. 5 haftada Güney Amerika seyahatimi de bu nedenle detay detay planlamaya çalıştım. Eğer Güney Amerika’yı gezmek için 6 ayım olsaydı sadece gideceğim ülkeleri ve kaba taslak ana şehirleri belirler ve yola çıkardım. Ama zaten kısıtlı olan zamanımı boşa harcamamak için biraz plan program yaptım….

Read More Read More

Tek Başına Güney Amerika

Tek Başına Güney Amerika

Aslında ben tam bir klasik beyaz yakaliyim. Klimalı ofislerde 08:00-17:00 arası çalışan, sıklıkla hafta içi ve hafta sonu mesai yapan, yılda 2 bilemedin en fazla 3 hafta izin hakkı olan bir özel sektör çalışanıyım. Bu şartlarda, gezip görmeyi bu kadar seven bir insan olunca yıllarca hayaller Güney Amerika, gerçekler ofis şeklinde yaşadım. Güney Amerika çok uzak, biletleri çok pahalı ve benim de yıllık iznim 2 hafta olunca ben de bir süre hayallerim için hem izin hem de para biriktirdim. Ve…

Read More Read More

8 kg Canta ile Guney Amerika

8 kg Canta ile Guney Amerika

Güney Amerika seyahatime sırt çantamın 8 kiloyu aşmayacağı gibi iddiali bir hedefle başladım. Sonuçta sırt çantam her yere benimle gelecek ve o ne kadar hafif olursa ben o kadar rahat edeceğim. Biraz tecrübe ve biraz da risk alarak hedefimi kolayca tutturdum. 50+10 litrelik bir çanta (2,4 kg) yola çıkmayı planlarken, çantamın yarısı boş kalınca 37 lt.lik (yaklaşık 1 kg) bir çantaya geçiş yaptım. Yanıma alacağım her şeyi tek tek değerlendirdim ve gereksiz hiç bir şey almadığımı düşünüyorum. Yanıma aldığım giysilerin yetmemesi gibi…

Read More Read More

Tuna’nın Şehri: Budapeşte

Tuna’nın Şehri: Budapeşte

Yeni yılın ilk gününün cumaya gelecek olmasını fırsat bilerek aylar öncesinden 4 günlük güzel bir Budapeşte planı yapmıştım. Tabii ki yola çıkacağımız gün İstanbul’un karlar altında kalacağını ve uçağımızın 5,5 saat rötar yapacağını bilmiyordum. Budapeşte gezimiz biraz rötarlı ve sıkıntılı başlasa da şehrin enerjisi tüm dertleri unutturmaya yetti. Budapeşte, kendine has hali ile diğer Avrupa şehirlerinden gerçekten farklı. Avrupa’nın geneline göre hem insanları daha sıcak, daha keyifli, hem de fiyatlar diğer Avrupa şehirlerine göre çok uygun. Dünyanın en romantik şehri midir…

Read More Read More

Büyük Dukalık: Lüksemburg Notları

Büyük Dukalık: Lüksemburg Notları

Dünya üzerindeki tek ‘Büyük Dukalık’ Luksemburg ülkesi imiş. Büyük Dukalık, krallıktan sonra gelen bir ünvanmış, bir nevi krallığın bir boy küçüğü gibi.. Ama bu Büyük Dukalık aslında oldukça küçük, hatta o kadar küçük ki gezmek için 1 gün ayırsanız yetiyor. Lüksemburg sanki ana bir durak değil de, bir yerden bir yere giderken uğranabilecek bir durak gibi. Ben de Almanya’da iken keyifli bir otobüs yolculuğu ile bir hafta sonu kaçamağı yaptım. Lüksemburg’un avantajı Almanya, Fransa ve Belçika ile çevrelenmiş olması. Bu ülkelerden birinde gezerken…

Read More Read More

Eyvah Pasaportum Kayboldu!!!

Eyvah Pasaportum Kayboldu!!!

  Gezip görmek amacıyla seyahatlerim dışında iş nedeniyle de oldukça fazla seyahat ediyorum ve yorgunluk, koşuşturmaca içinde pasaportumu kaybetmekten hep korkmuşumdur. Benim başıma gelmedi ama geçtiğimiz günlerde iş nedeniyle Almanya’da iken bir arkadaşımızın laptop çantasıyla beraber pasaportu da çalındı. Buradan hareketle yurt dışında en değerli hazinemiz pasaportlarımızın kaybolma/çalınması durumunda neler yapabileceğimizi toparlamaya çalıştım. Tutanak şart! Aradınız, taradınız, pasaportunuzu bulamıyorsunuz. Öncelikle polise giderek bir tutanak tutturmanız gerekiyor. Bu tutanak her yerde işinize yarıyor ve pasaportunuz kullanılarak illegal işler yapılırsa elinizde bir…

Read More Read More

Güzelçamlı Milli Parkı

Güzelçamlı Milli Parkı

Eğer sizin de yolunuz Kuşadası ve yakınlarından geçiyor ise bir fırsat bulup Güzelçamlı mevkiindenki ‘ Dilek Yarımadası – Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’ na uğramanızı öneririm. İsmi biraz uzun ama kendisi çok güzel, pişman olmazsınız. Kuşadası büyük şehirleri aratmayan yapılaşması ile şirin tatil beldesi algısından giderek uzaklaşmış durumda. Bu nedenle adanın içinden çok civarındaki doğal güzellikler ile ilgilenebilirsiniz. Dilek Yarımadası – Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, Güzelçamlı olarak adlandırılan mevkiide, Kuşadası’na 26 km. uzaklıkta. Özel aracınızla ulaşabileceğiniz gibi kiralayacağınız motosiklet veya bisikletler…

Read More Read More

Kuzeyin Renkli Başkenti: Kopenhag

Kuzeyin Renkli Başkenti: Kopenhag

Kuzeyin başkentlerinden Kopenhag’a şubat ayı için o kadar uygun bir bilet bulmuştum ki, soğuklar bile gözümü korkutmadı. Ancak seyahat tarihim yaklaştıkça paniklemeye başladım. Bu nedenle yanımda kar pantolonları ve içlikler ile yola çıktım. İyi ki de böyle yapmışım, bir İzmir insanı olarak hiç üşümeden rahat rahat gezebildim. Bu kadar soğuk bir şehrin bu kadar eğlenceli ve sıcak insanlarla dolu olabileceğini tahmin etmezdim. Uçaktan gece 01:30 gibi inip sabaha kadar çalışan metroya bindik. 3. durakta içeriye 2 kadın bindi, birisinin  elinde bir şarap…

Read More Read More