Browsed by
Etiket: halong bay

Vietnam Gezi Rehberi

Vietnam Gezi Rehberi

Vietnam Halong Bay

2016 yılı Kurban Bayramını fırsat bilerek gittiğimiz Vietnam’ı çok yoğun bir program içinde gezmiş olsak da insanlarıyla, yemekleriyle, müzikleriyle (!), şehirleriyle biraz tanımış olduk. Maalesef çabucak biten Vietnam gezimizde Halong Bay’in güzelliğine hayran kaldık, Ho Chi Minh’in trafiğinde ve gürültüsünde yorulduk, Hoi An’da fotoğraf çekmeye doyamadık ve gidemediğimiz Sapa’da aklımızı bırakıp geldik. Vietnam’da nereler gezilir, Vietnam vizesi nasıl alınır diyorsanız sizi yazının devamını okumaya davet ediyorum.

Vietnam Vizesi Nasıl Alınır ?

Vietnam vizesinin nasıl alınacağı konusunda bir sürü hurafe dolaşıyor ortalıkta. Biz gitmeden önce Vietnam’daki bir acenta aracılığı ile 60 usd ödeyerek davet mektubu aldık. Vize için de bu davet mektupları ve birer fotoğraf ile 25 usd daha ödeyerek kapıda başvuru yaptık. Davet mektubumuz hazır olduğu için vize almada bir sorun yaşamadık. Sadece işlemler biraz yavaş ilerliyor.

Yeşil pasaport sahiplerinden vize istenmiyor.Eğer yeşil pasaport sahibiyseniz girişte sorun yaşamamak için yanınıza bu konudaki resmi bilgilendirme yazısını almakta fayda var.

Halong Bay

Vietnam’da Nereler Gezilir?

Bir haftada gezdiğimiz Vietnam için gezi rotamızda sırasıyla Ha Noi, Halong Bay, Hue, Hoi An ve Ho Chi Minh yer alıyordu. Bu gezi rotasını deneyimledikten sonra söyleyebilirim ki neredeysen kuzeyden güneye tüm ülkeyi gezmeye çalışmak yerine  kuzeyde kalıp Ha Noi, Halong Bay ve Sapa bölgesini görmeyi tercih ederdim. Gidemediğimiz Sapa’daki pirinç tarlalarında gerçekten aklım kaldı.

Ha Noi: Sokak yemekleri ile ünlü şehir Vietnam’ın günümüzdeki başkenti. Bizim de gördüğümüz ilk şehir olduğu için kalabalığı, trafiği karşısında biraz şaşkınlık yaşadık. Şaşkınlığımızın yerini sokak yemeklerinin lezzetine bırakması neyse ki çok uzun sürmedi. Bir gecede neredeyse bir saat arayla 3 farklı yerde yemek yedik ve hepsi de çok güzeldi 🙂
Başkentte Literatur Tapınağı, Ho Chi Minh’in mozelesi, Kılıç Gölü ve çevresi gibi gezilebilecek yerler var ama bizim sadece 1 gecemiz vardı ve onda da biraz göl çevresinde yürüyüp sokaklarda gezdik.

Ha Noi

Halong Bay: 2 gün 1 gece içeren tekne turunu yaklaşık 100 usd ödeyerek satın aldık. ( Bu fiyata tekne turundan dönünce gideceğimiz Hue otobüs bileti de dahildi) İrili ufaklı 2000 e yakın adacığın olduğu körfezde uyanmak muhteşemdi. Eğer isterseniz kano veya yüzme imkanınız da oluyor.

Halong Körfezi

Hue: Eskiden İmparatorluk bakşenti olan Hue’ye Ha Noi’den gece otobüsü ile ulaştık. Koltuklar yatak olabildiği için oldukça konforlu bir yolculuktu. Ortasından geçen Parfüm Nehri Hue’yi ikiye ayırıyor.  Yasak Mor Şehir olarak da geçen eski İmparatorluk Sarayı gerçekten etkileyici. Bu bölgede şehre yakın mesafelerde gezilebilecek çok fazla tapınak vardı ancak zaman kısıtından dolayı sonraki sefere bıraktık.

Hoi An: Benim en sevdiğim şehirlerden birisiydi ışıklar şehri Hoi An. Eski şehrin lattern denilen fenerlerle aydınlatıldığı bir festivale denk geldik. Festival nedeniyle biraz kalabalık olsa da sokakları çok keyifliydi. Eski şehrin tam merkezinde bulunan pazarda ise yemek yemeğe doyamadık. Hoi An’ın bir de terzileri ve ipeği meşhur. Seçtiğiniz kumaşlardan sipariş verip size özel elbiseleri 1 gün içerisinde alabiliyorsunuz. Gün birlik mutfak turları da yaygın; bu turlarda pazar alışverişini yapıp Vietnam mutfağından çeşitli şeyler pişiriyorsunuz. Biz sadece yemeyi tercih ettik 🙂

Hoi An

Ho Chi Minh: Mekong Deltası ve Cu Chi Tünelleri için gittiğimiz bu büyük şehir aslında beni çok şaşırttı. Güneyin bakirliğinin aksine kalabalık ve hareketli olması dışında tam olarak bir büyük şehir havasındaydı; Benettonlar, Stabuckslar vb.. Şehre geldiğimiz ilk dakikadan itibaren koşarak uzaklaşmak istedim desem yalan olmaz.

Mekong Deltası

Kısa Kısa Notlar

  • Ülke içinde uçakla ulaşım fiyatları çok uygun. Hue’den Ho Chi Min’e 30 usd’a uçuş bulduk.
  • Kadın, erkek gerçekten çok zayıf ve inceler. Hiç göbekli tombalak birilerini görmedim.
  • Motosikletler her yerde! Her yaştan insan motora biniyor; topuklu ayakkabı, etek, elbise ile çoluk çocuk… Ve motorlar trafikte üstün durumdalar. 7 milyon motosiklet varmış, daha ne olsun!
  • Bu kadar çok motorun olduğu trafikte karşıdan karşıya geçmek biraz sıkıntılı. Öyle önce sola, sonra sağa bak olayları burada çalışmıyor. Buradaki kural yola atla ve bekleme ve yürü! Kolayca karşı kaldırımdasın 🙂
  • Biraları çok güzel. İnsanın içtikçe içesi geliyor.
  • Kahveleri çok güzel. Dünyadaki 2. büyük kahve üreticisi ülke olmalarının hakkını veriyorlar.
  • Sakinler. Trafik hariç her şey yavaş hareket ediyor, acele eden insan hiç görmedim.
  • İnsanları hemen gülümsüyor. Ortak bir dil bulup konuşamasak bile iletişime çok açıklar.
  • Ne kadar pazarlık yaparsanız yapın yine de kazıklandığınız hissinden kurtulamıyorsunuz.
  • Genelde ingilizce bilmiyorlar. Bilenler ile anlaşmakta da zorlandık zaten 🙂
  • Sokak yemekleri çok güzel. Evet biraz pis ama çok leziz 🙂 Ve sanırım her şeyi yiyorlar.
  • Yataklı otobüsler ile seyahat etmek çok rahat. Yaklaşık 12 saat süren yolculukta mis gibi uyuduk.
  • Şehirlerin çirkinliği yanında yeşil alanları çok fazla. Umarım hep böyle kalır. Sapa tarafına gidemesek de yollarda gördüğümüz pirinç tarlaları ve dağları hayranlıkla izledik.
  • Bu çılgın trafikte insanların nasıl bu kadar sakin kalabildiğine şaşırmıştık. 1,5 yıldır Ho Chi Minh’de yaşayan Devrim bizi aydınlattı; yumruk atmanın cezası 1 yıl imiş; bıçak taşımak ise yasakmış; silah taşımaktan bahsetmiyoruz bile…
Hue Citadel